DİVAN EDEBİYATI NEDİR?
26/4/2008 ·
DİVAN SÖZCÜĞÜNÜN TANIM
Divan sözcüğünün sözlük bakımından iki anlamı vardır: Belli bir kalıpla yazılan ve besteyle okunan şiir türüne divan denir. Kalıp "fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün" şeklindedir. Divan sözcüğü, ikinci olarak, divan tarzında şiir yazan sanatçıların eserlerini topladıkları kitap anlamına gelir. Divan, klasik Türk müziğinde ise en az üçer kıtalık şiirlerden bestelenen şarkıları tanımlar. Bu kıtalar birbirlerinden ara nağmelerle ayrılır. Her kıtanın başında genellikle "ah", "yâr" gibi bir terennüm sözcüğü eklenir. Kıtalardan biri yer yer ritimsiz okunacak şekildedir. Bir diğer kıta da "doğaçlama" görüntüsü vermesi amacıyla tümüyle ritimsiz olarak bestelenir. Divan, aynı zamanda İslam devletlerinde idari yargı, maliye, askerlik ve yönetimle ilgili işleri yürüten kurul ve dairelere verilen addır.
Divan şairlerinin eserlerini önceleri serbest, daha sonra belli bir düzen içinde topladıkları kitaplar divanlar, divançeler ve hamselerdir. Divan, divançe ve hamseler, yazarlarının adlarıyla anılırlar. Örneğin Nedîm Divanı, Fuzulî Divanı gibi.
Divan
Şairlerin şiirlerini belli bir düzen içinde topladıkları kitaplardır. Bir tür antoloji olarak görülebilir. Zamanla divanlarda şiirler belli bir düzene göre sıralanmaya başladı. Bu elemeye "divan tertibi" bu tür divanlara da "mürettep divan" adı verilir. Tam bir divanda sırasıyla, kaside (tevhid, münacat, na't, medhiye), tarih, musammat, gazel bölümleri yer alır. En sonda da lugazlar, muammalar, müfredler, azadeler bulunur. Divanda gazeller kafiye ve rediflerinin son harfinin Arap alfabesindeki sırasına göre dizilir. Yani elif’ten başlayıp ye harfine kadar. Her harften en az bir şiir olması şarttır. Ama buna uymayan şairler de olmuştur.
♥ ilginç bilgiler
25/4/2008 ·
♥ 18 Şubat 1979 yılında sahra çölüne kar yağmıştı.
♥ ABD’de, yaşları 20 ile 29 arasında olan zenci erkeklerin üçte biri ya hapiste ya da gözaltında tutulmaktadır.
♥ Açık bir gecede, çıplak gözle iki bin ayrı yıldızı görmek mümkündür.
♥ Albert Einstein dokuz yaşına kadar düzgün konuşamamıştı.
♥ Amerika’da her saat 40 kişi kanserden hayatini kaybediyor.
♥ Amerika’da satışa sunulan ilk cd, Bruce springsteen`in "Born in Theusa" albümüdür.
♥ Amerikan havayolları, uçuşlarda yolculara sunduğu kahvaltılarda her tepsiden bir zeytini kaldırarak 1987 yılında 40 bin dolar kar etmiştir.
♥ Aslanlar bir günde 50 kez sevişebilirler.
♥ Atların insanlardan 18 tane fazla kemiği vardır.
♥ Avustralya’daki tuvaletlerin sifon suları saat yönünde akar.
♥ Ayı inlerinin girişleri her zaman kuzeye bakar.
♥ Başkan John F. Kenndy, yirmi dakikada dört gazete okuyabilirdi.
♥ Baykuş mavi rengi görebilen tek kustur
♥ Beethoven beste yapmadan önce kafasını soğuk suya sokardı.
♥ Bir Big Mac hamburgerin ekmeğinde ortalama 178 adet susam bulunuyor.
♥ Bir cam kırıldığında, ufalanan parçalar saatte üç bin millik bir hızla etrafa saçılır.
♥ Bir devekuşunun gözü beyninden büyüktür.
♥ Bir Erkek Hayatının Ortalama 3350 Saatini Tıraş Olmak İçin Harcar.
♥ Bir hamamböceği kafası koptuktan sonra açlıktan ölmeden dokuz gün yaşayabiliyor.
♥ Bir insan yaşamı boyunca iki yüzme havuzunu dolduracak kadar tükürük salgılar.
♥ Bir karınca kendi ağırlığının elli kati ağırlığı kaldırabilir.
♥ Bir karıncanın koku alma yeteneği en az bir kopeğinki kadar gelişmiştir.
♥ Bir kilo limonda bir kilo çilekten daha fazla şeker vardır.
♥ Bir kromozom bir genden daha büyüktür.
♥ Bir okyanusun en derin yerinde, demir bir topun dibe çökmesi bir saatten uzun sürer.
♥ Bir timsahın gözlerinin arasındaki mesafe, ayaklarının büyüklüğüne eşittir.
♥ Birinin yüzünü hatırlamak için beynin sağ tarafı kullanılır.
♥ Buckingham sarayında 602 oda bulunuyor.
♥ Bugüne kadar bilinen en ağır böbrek taşı 1.36 kg
♥ Bugüne kadar kaydedilmiş en büyük dalga, 1971 yılında Japonya’nın İshigaki Adası’nda 85 metre yüksekliğine ulaşmıştır.
♥ Bugüne kadar ölçülmüş en büyük buz dağı, 200 mil uzunluğunda ve 60 mil genişliğindedir ve Belçika’dan daha büyük bir yüzölçümüne sahiptir.
♥ Bukalemunların dilleri, vücutlarından iki kat daha uzundur.
♥ Central park`ta yüzmek yasalara aykırıdır.
♥ Çocuklar baharda daha fazla buyuyor.
♥ Dalmaçyalılar gut olmayan tek köpek cinsidir.
♥ Değerli taşların çoğu birkaç elementten oluşur, sadece pırlanta tamamen karbondan oluşur.
♥ Döllenmeden sonra çocuğun boyu 5 milyon kat buyur...
♥ Dünyada her dakika iki tane düşük şiddette deprem olmaktadır.
♥ Dünyada insan başına düşen karınca sayısı bir milyondur.
♥ Dünyadaki hayvanların yüzde sekseni altı ayaklıdır.
♥ Dünyadaki ilk telefon rehberinde sadece elli isim yer almıştı.1878 yılının şubat ayında ♥ Connecticut New Haven’da yayımlanmıştı.
♥ Dünyanın bir numaralı domuz üreticisi ve tüketicisi cinliler.
♥ Dünyanın en büyük şeker ihracatçısı Küba’dır.
♥ Dünyanın en hızlı büyüyen bitkisi bambu, bir günde 90 cm kadar uzuyor=.
♥ Eğer Barbie gerçekten yaşasaydı vücut ölçüleri 97–72 82 cm olacaktı.
♥ Eiffel Kulesi’nin tepesine çıkana kadar 1792 basamak vardır.
♥ Elektrikli sandalye bir dişçi tarafından icat edilmiştir.
♥ En fazla asfaltlı yola sahip ülke Fransa’dır.
♥ En yakin oldukları noktada, Rusya ve Amerikanın birbirlerine uzaklıkları dört km `den daha azdır.
♥ Erkekler kadınlara göre on kat daha fazla renk koru oluyorlar.
♥ Eskimo dilinde kar yağışlarının farklarını tarif etmek için kullanılan yirmiden fazla sözcük vardır.
♥ Fareler kusamaz.
♥ Filler zıplayamayan tek memelidir.
♥ Gecen 3500 yılın, sadece 230 yılı barış içinde yaşanmıştır.
♥ Global ısınma yüzünden yükselen deniz seviyesi 2050 yılında Shangai ve deniz kıyısındaki diğer cin şehirlerinde büyük sellere neden olacak. Bu sellerde 76 milyon kişi evsiz kalacak.
♥ Gözleri açık tutarak hapşırmak imkânsızdır.
♥ Gözlerimiz hiçbir zaman büyümez. Ama burnumuz ve kulaklarımızın büyümesi asla sona ermez.
karanlıktan neden korkarız?
4/4/2008 ·
KARANLIKTAN KORKMAK Öncelikle sorunuzu açıklığa kavuşturmamız gerekiyor. İnsanların genel olarak karanlıktan niçin korktuklarını merak ediyorsak, bunu geleceği bilme güdümüzle açıklamamız gerekiyor. Doğal hayat içerisinde soyunu devam ettirmeye ve sağlıklı nesiller yetiştirmeye uğraş veren bir canlı türü olarak çevremizde ne olup bittiğini, bir sonraki aşamadaysa ne olup bitebileceğini bilme eğilimimiz bulunuyor. Daha açık konuşmamız gerekirse, herhangi bir tehlike durumuna karşı hazırlıksız yakalanmamak adına sürekli ve tutarlı şartlar altında geleceği az çok tahmin ederek yaşamak istiyoruz. Anatomik ve fizyolojik yapımızsa karanlıkta iyi görüp çevremizi değerlendirmeye uygun değil. Çünkü biyolojik döngüsüne göre sabah uyanıp gece uyuyan bir türüz. Örneğin, kimi hayvanlar, gece görüşü ya da başka türlü bir avantaj sağlayan farklı duyulara sahip olduğundan geceleri avlanabiliyor. Onların karanlıktan korktuğunu söylememiz mümkün değil, değil mi. Dolayısıyla, tehlikeleri karanlıkta duyumsamamız oldukça güç olduğundan karanlıktan korkma eğilimimiz zaten bulunuyor. Ancak, karanlık fobisi bambaşka bir durum. Fobiler, genellikle kalıcı ve kişiyi olağanüstü kaygılara sürükleyen mantık dışı korkuları kapsıyor. Fobilerin psikolojik ve biyolojik birçok nedeni olabiliyor. Psikologlar, fobilerin nedenini diğer kaygı rahatsızlıkları çerçevesinde değerlendirmeye çalışsalar da kişisel farklar fobilerin nedeninde büyük rol oynuyor. Genellikle söz konusu korkuyla ilişkili travmatik bir durumdan söz edebiliyoruz. Ancak yine de kişiye özel nedenleri bulabilmek, bir terapi sürecini gerektiriyor. Psikanalitik kuramın babası Freud, nedeni belirsiz fobilerin bir tür bastırılmışlık olduğunu ileri sürer. Kişi, kendisini rahatsız eden düşünce ve hislerini bastırarak unutmuş ve geriye yalnızca mantık dışı korkular kalmıştır. Fobilerin biyolojik nedenlerine baktığımızdaysa, fobik bireylerin beyinlerindeki limbik bölgedeki seratonin ve dopamin seviyelerinin düşük olduğunu görüyoruz. Bunun yanı sıra amigdala da büyük rol üstleniyor. Limbik sistem ve amigdalanın işlevsel kontrol alanlarına göz attığımızda aslında bu bulguların hiç de şaşırtıcı olmadığını görüyoruz. Çünkü limbik sistem beynin bellekle ilişkisi kurulan duygusal ve motivasyonel işlevlerin kontrolünden sorumlu. Bu bölgede duygusal elemanların bellek oluşumuna olan etkisinden bahsediyoruz. Dolayısıyla, herhangi bir duygusal olay karşısında verilen bir tepki ve korku olduğu düşünülen fobilerin beynin bu bölgesiyle ilişkilendirilmesi doğal. Amigdala ise kızgınlık, kıskançlık ve korku deneyimlerinin işlemlendiği beyin bölgesi.Kedicik
2/4/2008 ·

AYAKKABI BOYUNDAKI MINIK KEDİ!
Bay Peebles, Ocak 2004’ten beri dünyanın en küçük kedisi rekorunu elinde tutuyor. Ama minicik bedeniyle sergilediği cesur davranışları herkesi şaşırtıyor. Bir veteriner kliniğinde yaşayan Bay Peebles gerektiğinde herkese meydan okuyabiliyor. Sahipleri, 1,5 kg.’lik kedinin (çoğu yetişkin kedi 3,5-4,5 kg. ağırlığında olur) özellikle mamasını koruması gerektiğinde asla geri adım atmadığını söylüyorlar. Bize kalsa, Bay Peebles’a bulaşmazdık!
Kamera
2/4/2008 ·

ELDE GİZLENEBİLEN KAMERA!
Arkadaşlarının arkasından ajanlık mı yapman gerekiyor? O zaman bu kamera tam sana göre! Dünyanın en küçük renkli video kamerası 1,62 santimetrekare büyüklüğünde. Yani bir küp şekerden biraz daha büyük. Yaklaşık 170 YTL’ye satılan kamera sadece 7 gram ağırlığında! Avucuna saklayarak kullanabileceğin bu kameraya dikkat et, birileri de onu kullanarak senin arkandan ajanlık yapabilir!
« Önceki ::